TR | ENG ISSN 2667-7024
 
Cilt : 35   Sayı: 2  Yıl : 2020

Son Sayı Yayımlanmış Sayılar Baskıdaki Makaleler En Çok İndirilen Makaleler Online Makale Gönder




 
Özofagus atrezisi ve trakeoözofageal fistüllü hastalardaki deneyimlerimiz []
. 2012; 26(2): 32-36 | DOI: 10.5222/JTAPS.2012.032  

Özofagus atrezisi ve trakeoözofageal fistüllü hastalardaki deneyimlerimiz

Hakan Taşkınlar1, İsa Kıllı1, Yalçın Çelik2, Dinçer Avlan1, Ali Naycı1
1Mersin Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Çocuk Cerrahisi Anabilim Dalı, Mersin
2Mersin Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Çocuk Sağlığı Ve Hastalıkları Anabilim Dalı, Neonataloji Bilim Dalı, Mersin

AMAÇ: Özofagus atrezisi ve trakeoözofageal fistül nedeni ile kliniğimizde tedavi edilmiş hastalarda uyguladığımız cerrahi yönetim ve tedavi sonuçlarını irdelemektir.
YÖNTEMLER: 2000-2012 yılları arasında kliniğimizde ameliyat edilen toplam 47 olgunun gestasyonel yaşları, doğum ağırlıkları, cinsiyetleri, özofagus atrezi tipleri, eşlik eden ek anomaliler, Spitz sınıflamasına göre risk grupları, ameliyat sonrası komplikasyonlar ve tedavileri, yüksek riskli ve ek cerrahi gereken hastalarda uygulanan cerrahi yönetim geriye dönük olarak irdelenmiştir.
BULGULAR: 47 olgunun 28’i kız, 19’u erkek, ortanca gestasyonel yaşları 36 (29-40) hafta ve ortanca doğum ağırlıkları 2400 (925-3760) gram olarak saptanmıştır. Ek anomalisi olan 34 (%72,3) olgunun 30'unda (%63,8) kardiyak, 6’sında (%12,7) ise ek cerrahi gereken gastrointestinal sistem anomali (anal atrezi, duodenal atrezi) saptanmıştır. Olguların 36’sına elektif şartlarda erken dönemde primer anastomoz, ağır pnömonili, düşük doğum ağırlıklı ve ek anomalili 4 olguda genel durumları düzeltildikten sonra geç dönemde primer anastomoz yapılmıştır. 6 olguya (5 izole ve 1 long gap atrezi) özofagostomi ve gastrostomi yapılmıştır. Bu olgulardan 2’sine geç dönemde kolon interpozisyonu yapılmıştır. 26 olguda (%55,3) dilatasyona cevap veren anastomoz darlığı, 3 olguda (%6,3) minör anastomoz kaçağı gelişmiş olup, konservatif tedavi ile iyileşmişlerdir. 13 olguda (%27,6) gastroözofageal reflü saptanmıştır. 1 olguda (%2,1) refistül saptanmış ve torakotomi ile bağlanmıştır. Ağır trakeomalazi saptanan ve ciddi solunum sıkıntısı yaşayan 4 olguya aortopeksi uygulanmıştır. Tüm hastalardaki mortalite oranımız %6,7’dir.
SONUÇ: Kliniğimizin olgu serisinde anastomoz darlık oranının yüksek olduğu, mortalite oranının düşük olduğu görülmektedir. Gastroözefageal reflünün erken tanı ve tedavisi ile anastomoz darlık oranı azaltabilecektir. Özofagus atrezisi ve trakeoözofageal fistüllü hastalarda öncelikle primer anastomoz şansı değerlendirilmelidir Ağır pnömoni, ciddi kardiyak ve ek anomalili yüksek riskli hastaların, genel durumları düzeltilerek ameliyat yapılması ile mortalite oranı azaltılabilecektir.

Anahtar Kelimeler: özofagus atrezisi, trakeoözofegeal fistül, cerrahi yaklaşım


Experiences in patients with esophageal atresia and tracheoesophageal fistula

Hakan Taşkınlar1, İsa Kıllı1, Yalçın Çelik2, Dinçer Avlan1, Ali Naycı1
1Department Of Pediatric Surgery, Mersin University, Mersin, Turkey
2Division Of Neonatology, Department Of Pediatrics, Mersin University, Mersin, Turkey

OBJECTIVE: The surgical management and results of patients who have been operated for esophageal atresia and tracheoesophageal fistula in our department were evaluated.
METHODS: This study included 47 patients’ medical records that were treated for esophageal atresia with tracheoesophageal atresia at our institution between January 2000 and January 2012. Gestational age, birth weight, gender, type of atresia, associated anomalies, risk classification, complications, and the surgical management of high risk patients was retrospectively analyzed.
RESULTS: 47 patient (28 female and 19 male) with a median gestational age 36 weeks (29-40) and median birth weight 2400 grams (925-3760) included in this study. 34 patients (72.3%) had associated anomalies and 30 (63,8%) of them were cardiovascular anomalies. 6 patients (12.7%) had additional surgical gastrointestinal pathologies (anal and duodenal atresia). 36 had primary anastomosis in an early period but 4 patients with severe pneumonia, low birth weight and congenital anomalies had been operated in a late period after the general condition stabilized. 6 patients (5 isolated EA and 1 long gap EA) had esophagostomy and gastrostomy. 2 colon interpositions were performed for isolated EA. 26 patients (55,3%) had anastomotic strictures which resolved with balloon dilatations. Mean balloon dilatation number was 5.1 (1-13). Anastomotic leakage was seen in 3 (6,3%) patients and all were recovered with conservative treatment. Gastroesophageal reflux was seen in 13 (55,3%) patients. 1 (2,1%) patient had recurrent fistula. 4 patients with severe tracheomalacia and respiratory distress underwent aortopexy surgery. Overall mortality rate was %6.7.
CONCLUSION: In our clinical series, anastomotic stricture rate was high and the overall mortality rate was low. Diagnosis and treatment of gastroesophageal reflux in an early period can help to decrease the anastomotic stricture rate. Primary anastomosis should be courage for esophageal atresia and tracheoesophageal fistula. Suspending the thoracic surgery until the stabilization of patients with severe pneumonia, associated heart defects and anomalies will decrease the mortality rates.

Keywords: esophageal atresia, tracheoesopheageal fistula, surgical management


Hakan Taşkınlar, İsa Kıllı, Yalçın Çelik, Dinçer Avlan, Ali Naycı. Experiences in patients with esophageal atresia and tracheoesophageal fistula. . 2012; 26(2): 32-36

Sorumlu Yazar: Hakan Taşkınlar, Türkiye


ARAÇLAR
Tam Metin PDF
Yazdır
Alıntıyı İndir
RIS
EndNote
BibTex
Medlars
Procite
Reference Manager
E-Postala
Paylaş
Yazara e-posta gönder

Benzer makaleler
PubMed
Google Scholar
 (39 kere görüntülendi)
 (1877 kere indirildi)


 
 
Copyright © 2021 Türkiye Çocuk Cerrahisi Derneği. Tüm Hakları Saklıdır. LookUs & OnlineMakale