TR | ENG ISSN 2667-7024
 
Cilt : 34   Sayı: 3  Yıl : 2020

Son Sayı Yayımlanmış Sayılar Baskıdaki Makaleler En Çok İndirilen Makaleler Online Makale Gönder




 
İnvajinasyonda oluşan iskemi/reperfüzyon hasarıına trapidilin koruyucu etkileri []
. 2009; 23(1): 12-16

İnvajinasyonda oluşan iskemi/reperfüzyon hasarıına trapidilin koruyucu etkileri

Murat Çakmak, Tutku Soyer, Şebnem Ayva, Günnur Dikmen, Hülya Akman
Kırıkkale Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Çocuk Cerrahisi Ve Patoloji Anabilim Dallarıı, Kırıkkale, Hacettepe Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Biyokimya Anabilim Dalı, Ankara

AMAÇ: Platelet-derivated-growth faktör inhibitörünün (Trapidil) invajinasyona bağlıı iskemi reperfüzyon hasarıınıı önleyici etkinliğini değerlendirmek üzere deneysel bir çalıışma yapılmıştır.
YÖNTEMLER: Ağrlıklarıı 200-250 g olan, her iki cinste 60 Wistar albino rat çalışmaya dahil edildi. Kontrol grubunda (KG, n: 15), ileoçekal valvin 20 cm proksimaldeki 2 cm’lik barsak segmenti, intraperitoneal NaCl infüzyonunu takiben çıkartıldı. İnvajinasyon grubunda, invajinasyon modeli (IG, n: 15) ileoçekal valvin 20 cm proksimalindeki barsağıın distaldeki barsağa doğru stile yardımıyla itilmesi ile elde edildi. İnvajinasyon 4 saat sonra ileoçekal valvden 20 cm proksimaldeki 2 cm’lik barsak segmenti çıkartıldı. İnvajinasyon-reperfüzyon grubu (IRG, n: 15) IG’ye benzer şekilde invajinasyon oluşturulduktan 4 saat sonra reperfüzyona izin verilerek elde edildi. Bu grupta barsak örneklenmesi reperfüzyondan 4 saat sonra yapııldıı. Son grupta (TG, n: 15), Trapidil (40 mg/kg) İRG’a benzer şekilde iskemi/reperfüzyon oluşturulduktan ve reperfüzyondan bir saat önce intraperitoneal olarak verildi. Bu grupta da barsak segmenti reperfüzyondan 4 saat sonra çıkarıldı. Gruplarda ileoçekal valvden 20 cm proksimalden 2 cm’lıık barsak örnekleri histopatolojik değerlendirme için alıındıı. Örnekler ayrııca oksidatif hasar belirteçleri (katalaz, glutatyon peroksidaz- G-px, superoksit dismutaz-SOD ve malondialdehit-MDA) açısından da değerlendirilmiştir.

BULGULAR: Histopatolojik değerlendirmelerde KG’de hasara rastlanmazken, diğer gruplarda yüksek evreli barsak hasarıı izlenmiştir (p<0.05). Ancak IG, IRG ve TG arasıında histopatolojik evre bakımından anlamlı fark bulunmamaktadır. MDA seviyeleri deney gruplarıında KG’e göre belirgin yüksektir. Buna karşıın TG’de MDA seviyeleri, IRG ile karşılaştırıldığında belirgin azalmııştıır (p<0.05). Antioksidan enzimler; katalaz, G-px ve SOD, IG ve IRG’de anlamlı derecede azalmııştıır. IRG ile karşılaştırıldığında, Trapidil verilmesi bu üç enzim düzeyini arttırmıştır (p=0.005, p=0.036, p=.0.02 sırasıyla).

SONUÇ: Trapidil invajinasyona bağlıı iskemi reperfüzyon hasarını katalaz, G-px ve SOD enzim düzeylerini arttıırarak önlemekte ve MDA düzeylerinde anlamlıı azalmaya neden olmaktadır. Fakat benzer sonuçlara histopatolojik değerlendirmelerde ulaşılmamıştır.

Anahtar Kelimeler: İnvajinasyon, iskemi reperfüzyon, trapidil


The protective effect of trapidil on ischemia/reperfusion injury in intussusception

Murat Çakmak, Tutku Soyer, Şebnem Ayva, Günnur Dikmen, Hülya Akman
Kirikkale University Medical Faculty And Hacettepe Med. Fac. Pediatric Surgery, Pathology, Biochemistry Clinics

OBJECTIVE: An experimental study was performed to evaluate the protective effect of platelet-derivated-growth factor inhibitor (Trapidil) in ischemia reperfusion injury in intussusception.

METHODS: Sixty Wistar albino rats, weighing 200-250 g in both sexes were enrolled into study. In
control group (CG, n: 15), 2 cm of intestinal segment, 20 cm proximal to ileoceacal valve was removed after intraperitoneal NaCl infusion. In intussusception group, intussusception (IG, n: 15) was performed at 20 cm proximal to ileoceacal valve by pushing the proximal intestinal segment distally through a stile. Two cm of intestinal segment was removed 4 hours after intussusception. Intussusception-reperfusion group (IRG, n: 15) was obtained after performing intussusception similar to IG and allowed to perfusion 4 hours after intussusception. In this group, intestinal segment was removed 4 hours after reperfusion. In the last group (TG, n: 15), Trapidil (40 mg/kg) was administered intraperitoneally, one hour before reperfusion, after achiving an ischemia/reperfusion injury similiar to IRG. Two cm of intestinal segments, 20 cm proximal to ileoceacal valve, were removed for histopathologic evaluation. The specimens were also evaluated for oxidative injury markers (catalase, glutathione peroxidase-G-px, superoxide dismutase-SOD, and malondialdehyde-MDA).

RESULTS: Although histopathologic evaluations revealed no intestinal injury in CG, other groups showed higher grades of intestinal injury (p<0.05). Though, there was no difference in histopathologic grades between IG, IRG and TG groups. MDA levels were significantly increased in experiment groups when compared to CG. But, significant alteration in MDA levels was detected in TG, when compared to IRG (p=0.00). Antioxidant enzymes; Catalase, G-px and SOD, significantly decreased in IG and IRG. Trapidil administration increased the levels of these three enzymes when compared to IRG (p=0.005, p=0.036, p=.0.02 respectively).
CONCLUSION: Trapidil prevents ischemia-reperfusion injury in intussusception by increasing catalase, G-px, SOD levels and causes a significant reduction in MDA levels. However, similar results was not found in histopathologic findings.

Keywords: Intussusception, ischemia reperfusion, trapidil


Murat Çakmak, Tutku Soyer, Şebnem Ayva, Günnur Dikmen, Hülya Akman. The protective effect of trapidil on ischemia/reperfusion injury in intussusception. . 2009; 23(1): 12-16

Sorumlu Yazar: Murat Çakmak


ARAÇLAR
Tam Metin PDF
Yazdır
Alıntıyı İndir
RIS
EndNote
BibTex
Medlars
Procite
Reference Manager
E-Postala
Paylaş


Benzer makaleler
PubMed
Google Scholar
 (1 kere görüntülendi)
 (1551 kere indirildi)


 
 
Copyright © 2021 Türkiye Çocuk Cerrahisi Derneği. Tüm Hakları Saklıdır. LookUs & OnlineMakale