TR | ENG ISSN 2667-7024
 
Cilt : 35   Sayı: 2  Yıl : 2020

Son Sayı Yayımlanmış Sayılar Baskıdaki Makaleler En Çok İndirilen Makaleler Online Makale Gönder




 
Doğmalık soliter karaciğer kistlerinde tanı ve tedavi yaklaşımı []
. 2012; 26(2): 37-43 | DOI: 10.5222/JTAPS.2012.037  

Doğmalık soliter karaciğer kistlerinde tanı ve tedavi yaklaşımı

Şule Yalçın, İbrahim Karnak, Saniye Ekinci, Mehmet Emin Şenocak, Arbay Özden Çiftçi, Cahit Feridun Tanyel
Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi, Çocuk Cerrahisi Anabilim Dalı, Ankara

AMAÇ: İyi huylu karaciğer lezyonlarından olan ve çocukluk çağında ender görülen doğmalık soliter karaciğer kistlerinin tanı ve tedavisini incelemek.
YÖNTEMLER: 1993-2012 yılları arasında doğmalık soliter karaciğer kisti tanısı alan 7 olgu yaş, cinsiyet, yakınma, tanısal incelemeler, uygulanan girişimler ve izlem bulguları açısından geriye dönük olarak incelenmiştir.
BULGULAR: Ortanca yaşı 6 ay (10 gün-48 ay) olan 7 olgunun dördü kız, üçü erkektir. Beş olgu prenatal dönemde karaciğer kisti tanısı almıştır. Dört olguda yakınma izlenmezken, diğer olgularda karında şişlik ve solunum sıkıntısı (n=2), tekrarlayan karın ağrısı (n=1) saptanmıştır. Tanısal görüntüleme yöntemleri ultrasonografi (n=7), bilgisayarlı tomografi (n=4) ve manyetik rezonans kolanjiopankreatografi (n=3) olmuştur. Karaciğerin hilus (n=2), sağ lob (n=2), sol lob (n=2), sağ ve sol lob (n=1) kesimlerinde yerleşmiş olan kistlerin 4 olguda basit, 3 olguda biliyer kist tipinde olduğu izlenmiştir. Uygulanan girişimler total kistektomi (n=2), parsiyel kistektomi (n=1), perkütan kateterizasyon (n=1), laparoskopik eksplorasyon ve drenaj (n=1), perkütan kateterizasyon sonrası parsiyel kistektomi ve portoenterostomi (n=1), perkütan kateterizasyon sonrası parsiyel kistektomi (n=1) şeklinde olmuştur. Ortanca süresi 12 ay (1-60) olan izlem döneminde ultrasonografi (n=7) ve manyetik rezonans kolanjiopankreatografi (n=1) ile yapılan incelemelerde kistin görülmediği (n=3), küçüldüğü (n=3) veya aynı boyutta kaldığı (n=1) saptanmıştır.
SONUÇ: Basit veya biliyer olan doğmalık soliter karaciğer kistleri çocukluk yaş grubunda genelde yakınmaya neden olmaz, ancak büyük ve safra kanalıyla ilişkili olduğunda erken girişim gerektirebilir. Görüntüleme yöntemleri ile diğer karaciğer patolojilerinden ayırıcı tanısının yapılması gerekmektedir. Tedavinin şekli ve zamanı klinik bulgular, kistin boyutu, yerleşimi, safra yollarıyla olan bağlantısına göre değişmektedir. Total veya parsiyel eksizyon, portoenterostomi gibi internal drenaj yöntemleri, perkütan kateterizasyon tedavi seçenekleri arasında yer almaktadır.

Anahtar Kelimeler: karaciğer, kist, doğmalık, soliter


The diagnostic and therapeutic approach for the congenital solitary liver cysts

Şule Yalçın, İbrahim Karnak, Saniye Ekinci, Mehmet Emin Şenocak, Arbay Özden Çiftçi, Cahit Feridun Tanyel
Department Of Pediatric Surgery, Hacettepe University Medical Faculty, Ankara, Turkey

OBJECTIVE: To investigate the diagnostic and therapeutic approach for the congenital solitary liver cysts, which are the benign lesions of the liver encountered rarely in childhood.
METHODS: Seven cases who were put the diagnosis of congenital solitary liver cyst between 1993-2012, were analyzed retrospectively in respect to age, sex, symptoms, diagnostic methods, therapeutic interventions and follow-up.
RESULTS: Of the 7 cases with a median age of 6 months (10 days-48 months), 4 were females, 3 were males. Five of the cases had the prenatal diagnosis. Four cases were asymptomatic, others were admitted with abdominal distension and respiratory distress (n=2), recurrent abdominal pain (n=1). Diagnostic studies used for imaging were ultrasonography (n=7), computed tomography (n=4), magnetic resonans cholangiopancreatography (n=3). The cysts located in hilus (n=2), right lobe (n=2), left lobe (n=2), right and left lobe (n=1) were simple cyst in 4, biliary cyst in 3 of the cases. Therapeutic interventions were total cystectomy (n=2), partial cystectomy (n=1), percutaneous catheterization (n=1), laparoscopic exploration and drainage (n=1), partial cystectomy and portoenterostomy after percutaneous catheterization (n=1), partial cystectomy after percutaneous catheterization (n=1). Follow-up with a median duration of 12 months (1 month-60 months) revealed that the cyst did not appear (n=3), was decreased in size (n=3) or was in the same size (n=1) in the imaging studies of ultrasonography (n=7) and magnetic resonans cholangiopancreatography (n=1).
CONCLUSION: Even the congenital solitary liver cysts are generally asymptomatic in childhood, the big cysts and the ones connected to the biliary system could necessitate early intervention. Differential diagnosis from other liver pathologies is mandatory with the imaging studies. The type and the onset of the therapeutic management depend on the clinical signs, size, location and biliary connection of the cyst. Total or partial cystectomy, internal drainage technics as portoenterostomy, percutaneous catheterization are among the therapeutic approaches.

Keywords: liver, cyst, congenital, solitary


Şule Yalçın, İbrahim Karnak, Saniye Ekinci, Mehmet Emin Şenocak, Arbay Özden Çiftçi, Cahit Feridun Tanyel. The diagnostic and therapeutic approach for the congenital solitary liver cysts. . 2012; 26(2): 37-43

Sorumlu Yazar: Şule Yalçın, Türkiye


ARAÇLAR
Tam Metin PDF
Yazdır
Alıntıyı İndir
RIS
EndNote
BibTex
Medlars
Procite
Reference Manager
E-Postala
Paylaş
Yazara e-posta gönder

Benzer makaleler
PubMed
Google Scholar
 (29 kere görüntülendi)
 (1237 kere indirildi)


 
 
Copyright © 2021 Türkiye Çocuk Cerrahisi Derneği. Tüm Hakları Saklıdır. LookUs & OnlineMakale